Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Cihat Aral

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Cihat Aral-Kibele Galerisi'ndeki sergiden

Cihat Aral, (d. 1943 Sivas, Kangal) sosyalist ressam, emekli öğretim görevlisi.

Özgezmiş

1943'te Sivas'ın Kangal ilçesinde doğdu. Sanatçı, 1964-69 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesi’nde öğrenim gördü. İlk kişisel sergisini 1970 yılında Taksim Sanat Galerisi’nde açtı. Aynı yıl Fransa’ya devlet bursu ile gönderilen sanatçı Paris Ulusal Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda resim dalında dört yıl ihtisas yaptı. Fransa’da birçok kişisel ve karma sergiyle eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. 1974 yılında yurda dönerek İDGSA'ne Öğretim Görevlisi olarak atandı. 1976-80 yılları arasında Görsel Sanatçılar Derneği genel sekreterliği ve başkanlığını yaptı. 1976 yılında Antalya’da düzenlenen 13’üncü Uluslararası Duvar Resimleri Sempozyumu’na katıldı. 250 metrekare alan üzerine yaptığı “Analar ve Çocukları” adlı kompozisyonu çalışma tamamlanmadan dönemin Antalya Valisi tarafından kapattırıldı. Cihat Aral 1980 darbesinde tutuklandı ve 1402 sayılı yasası ile Sıkıyönetim Komutanlığınca Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki görevinden alındı. 1989 yılında aynı göreve tekrar atanan Aral, Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine devam etti; 1994 yılında Doçent, 1999 yılında Profesör oldu. 2003-2004 yılları arasında MSÜ Resim ve Heykel Müzesi müdürlüğü yaptı. 2004 yılında aynı kurumdan istifa ederek emekli oldu.Sanat yaşamı boyunca yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda kişisel sergi açan Aral, çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmektedir. Son sergisi bir retrospektif sergidir ve sergi sanatçının 50 yıllık sanat yaşamı boyunca, farklı zaman dilimlerinde ortaya çıkarttığı eserlerden oluşmuştur (İş Sanat Kibele Galerisi'nde 21 Aralık 2013 - 15 Şubat 2014). [1] [2] [3] [4]

Sanat anlayışı

Figüratif bağlamda insanlık gerçeği, dramı ve yaşamına ilişkin psiko-patolojik bir nosyonu, resmi için hareket noktası yapan bir yaklaşıma sahiptir. Söz gelimi, kapatılmış veya işkence görmüş insanları bir “yıkım estetiği” yaratacak düzeyde trajik bir sahneleme mantığı ile ele alır. “Çöp İnsanları” veya “Göç Resimleri” gibi kapsamlar altında; mutsuz ve sağlıksız insanları betimler. [5]

Aral’ın resimleri, özne ve nesne arasında ince bir özenle kurduğu denge unsuru ve bu yolla zenginleşen anlatım gücüyle de dikkat çeker. Sanat görüşünü “Merkez insan olunca; figürü temel tutan resim anlayışı bütünüyle sosyal hayatın politik, ekonomik, sosyolojik değerlerinin özünü taşır. Resim dipdiri bir başkaldırı, bir protesto alanıdır ve iyi resim unutulmaz.” diyerek özetleyen Aral, eserleri aracılığı ile kişileri düşünmeye de davet eder. [6]

Sanat ve siyasetle ilgili görüşleri

"Sanat pazarı ve bu pazarı oluşturan bir sermaye çevresi oluştu. Bu, sanat üretmekten farklı son derecede bilgi ve beceri isteyen uğraş, sanatçıyı işini pazarlayan tüccar durumuna getirirken, bu pazarda da kirli oyunlar dönmeye başladı. Ki bunun örneklerini 12 Eylül sonrası sermayesini katlayan ve daha sonra yurtdışına kaçmak zorunda kalanlar, şaibeli koleksiyoner-ler, varsıl işadamlarını kollayarak pazar alanını sürekli tutmaya çalışanlar oluşturur. İmajları magazin basında ve görüntülü medyadan inmeyen 'reklamın kötüsü olmaz'ı oynayan bazı sanatçılarımızın konumu tipik 12 Eylül'ün ala-met-i farikalarıdır." [7]

1963 yılında resim eğitimi almak daha doğrusu ressam olmak umudu ile Güzel Sanadar Akademisi sınavları için taşradan İstanbul'a geldiği günden bugüne tanık olduğu değişimleri ise şöyle anlatıyor Aral: "O günlerde yaptığı resmi satarak yaşayan kaç ressam vardı bilmiyordum. O dönemlerde ne bugünkü gibi resimlerin alınıp satıldığı bir sanat pazarı, ne sayıları yüzleri aşmış sanat galerileri ve ne de tüccarları vardı. Bildiğim ve inandığım bir şey vardı; ressam kimliğimle sadece resim yapmak. Bu benim idealimdi." [8]

Sanatçı 12 eylül'de yargılanmış ve TKP davasından tutuklanmıştır. Bu sürece ilişkin bir kaç anektot aktarmıştır;

"12 Eylülün 3. yılında tutuklandım. Mekânım Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi. Tutukluluk halimin kaldırıldığı ve salıverildiğim gün kafesteyim. Çıkış belgemi bekliyorum. Kafese giren bir asker çantamda bulunan saman yaprak üstüne çizilmiş yüzlerce deseni alarak kafes dışına çıkardı. Kafesin demir bağlantılarına tırmanarak adeta temsilin son perdesini oynarcasına bütün desen yapraklarını dişleri yardımıyla yırtıp parçaladı. Her bir parçayı keyifle havada savurarak kağıt parçalarının yerlere saçılışını izledi, izletti. Bu eylem biçimi şüphesiz o askerin bireysel davranış biçimi değildi. 12 Eylül'ün varlık nedeninin tümüne hâkim olan şiddet ve yıkım olgusu, bu Vandalizmin yaygın örneklerine 12 Eylül döneminin her sürecinde rastlamak olasıydı. Bir anekdot daha anlatmak isterim: 12 Eylül'ün marifetlerini yerinde görmek isteyen üst rütbeli darbe mimarları koğuş ziyaretlerinde tutuklulara "Allah kurtarsın" diyerek işin sorumluluğunu da Allah'a havale ederek vicdanlarını rahata ulaştırmak için bu söylemlere sığınır olmuşlardı. Her ne kadar 12 Eylül'ün baş mimarının da özel ihtimamlar gösterilerek resim yapması sağlanıyor olsa bile iç dünyasındaki o hezeyanları korku ve tedirginlikleri yok olmayacaktır. Resim yapıyor olmasının hafifletici nedenlere girmediği de bilinmelidir. Aksine Hitler gibi resim yaptığı bilinen bir çok tarihsel örneklerinin var olması, Evren'in tarihteki gerçek yerinin de şimdiden saptandığını gösterir." [9]
"Evet, ben bir sosyalist ressamım sonuç olarak, bunu da açıkça söylüyorum. Ve bir sosyalist, iyi bir geleceği yaratmaya çalışan insandır, bunun için mücadele verendir. Sosyalistlerin gelecekle ilgili ütopyaları vardır. Ama bir dönem çoğu sosyalist bu ideolojilerinden vazgeçti. İşte bayraklarını bıraktılar bir yerde. Ama biliyordum ki bir süre sonra başkaları gelecek ve o bayrakları toparlayıp kaldıracaktı.Ben yaşananları, kurulu sistemin beline vurulmuş bir darbe olarak görüyorum. Özgürlükleri kısıtlayan, toplumu baştan aşağıya değiştirme politikasına dayanan bir yaklaşım sergilendiğini düşünüyorum. Ve bu da ancak bu şekilde bir yığınsal tepkiyle durdurulabilirdi. Ben Gezi’yi bir kırılma noktası olarak görüyorum. Ve çok karanlık olarak değerlendirdiğimiz bir sürecin görünen ışığı olarak değerlendiriyorum. Bana hep sizin resimleriniz neden bu kadar karamsar diyorlar. Evet, karamsar öğeler var ama o karamsarlık olmazsa eğer ışığı da göremezsiniz. O karamsarlık kendi içerisinde bir ışık taşıyor. Gençlerin de yakalamak istediği o ışıktı. Ve bunu başaracaklarına eminim, çünkü içlerinde bu var." [10]
"İnsanlığın özgür, kardeşçe,eşit ve mutlu yaşayacağı bir dünya için, ütopyalarımıza karşı oluşturulan baskı bizim kuşağın üzerinizden hiç eksilmedi. Böylece onlarca yıl geçti. Bir yanda yaşamın gerçekliği ve bir yanda geleceği kurma tasalarımız. Bizim kuşak yalnızca o muhalif tavrı, o protest tavrı sürdürmek istedi. Bu bizim dünya görüşümüzle ilgili bir şeydir. Ona olan inancınızla ve bağlılığınızla ilgili olan bir şeydir. Ve hiç eksilmedi. Tam tersine geliştiğine ve arttığına inanıyorum hâlâ. Ve de inanmıyorum Marksizm bitti, sosyalizmden umutlar kesildi gibi söylemlere. Bu neoliberal yaklaşımlarla küreselleşme adına yeniden biçimlendiriliyor... Bizim ütopyamız; insanlık için bir gelecek yakalamak ve iyi bir geleceği oluşturmak idi. Her sosyalistin ütopyası vardır. Sosyalizmin kendisi de böyledir. Bir geleceği oluşturmak ve yakalamak."[11]
"1968-69 aslında resmimin tam olarak ortaya çıkmaya başladığı yıllar. Kendi içinde bir üslubun olduğu, artık kıvama gelmiş, pentür tat ve değerlerini kendi iç disiplininde çözümlemeye başlamış bir süreci yaşadım aslında. Ondan sonraki süreçlerde insan yaşamla bağ kuruyor. Dış dünyanın gerçeklikleri önünüze çıkıyor. Akademi yıllarında, başlarda resmin kendi sorunlarıyla ilgili çabalarınız oluyor, resmin öğretisini içselleştirmeye çalışıyorsunuz. Ama bir yandan da kendi bilgi birikiminiz ve yaşanmışlıklarınız doğrultusunda nasıl bir yol çizmek istediğiniz üzerine düşünüyorsunuz. İşte bu noktada, Fransa’da aldığım eğitimden sonra bambaşka bir bakış açısı geliştirdim. 70’li yıllara yaklaşırken daha şiirsel resimler yapıyordum, resimlerimin dili daha yumuşaktı, daha naif resimlerdi. Ama Fransa’da gördüklerim, benim etrafımdaki itici güçler başka şeyleri de fark etmemi sağladı. Şunu biliyorum ki bir sanatçı kendini tekrar etmemeli. Bir üslup oluşturmak adına tekrara düşerseniz, kendinizi geliştiremezsiniz. Fransa’da gördüklerim biraz bana bunları kattı, yeni bakış açıları kazandırdı ve bu süreçte resmim de bazı aşamalardan geçti tabii." [12]


Sanat görüşünü "Merkez insan olunca; figürü temel tutan resim anlayışı bütünüyle sosyal hayatın politik, ekonomik, sosyolojik değerlerinin özünü taşır. Resim dipdiri bir başkaldırı, bir protesto alanıdır ve iyi resim unutulmaz." [13] [14]

2013 sergisi

Cihat Aral 'ın İş Sanat Kibele Galerisi'nde 21 Aralık 2013'te başlayan retrospektif sergisindeki temalar:

Sanatçının 50 yıllık sanat hayatı boyunca ürettiği eserlerden oluşan sergi Türkiye’nin yakın tarihinin siyasal ve toplumsal tarihinin de bir özeti olarak niteleniyor [15] "çöp toplayıcıları serisi" çöpün getirisiyle hayatını sürdürmeye çalışan insanları “Şeyh Bedrettin serisi” Nazım hikmetin şiirinden sahneler yer almakta. [16]“Yıkım serisinde”, 12 Eylül'de hapishanelerdeki baskı ve işkenceler ve direniş resmedilimş, "Göç Serisi" ile sanatçı göç nedeniyle metropollerde tutunmaya çalışan insanların hayatlarına dair kendi izlenimlerini resmetmiş. “Madenci Yürüyüşü”, Zonguldaktaki maden işçilerinin yürüşüyle ilgili. “Roboskî serisi" ile Roboski Katliamı'nda öldürülenler anılmış. "Kurban ve töre serisi" ile erkek egemen toplumda kadına yönelik baskı ve şiddet işlenmiş. Davul zurna eşliğinde kesilen koyunlarla, gönülsüz gelin giden genç kızların trajedisi anlatılmış “Bayraklarını Alıp da Gittiler” ve “Bayraklarıyla Geldiler” "farklı zaman aralıklarında yapılmış ama birbirine bağlı seriler. Bu iki seriyle ilgili sanatçı şunları aktarmış: "Toplumsal olarak bir sistem değişikliği içerisinde bazı değişiklikler oldu. Bu dönüşümle beraber ben de insanların geleceği kurmakla ilgili düşüncelerini çarçabuk terk etmeleri üzerine düşünmeye başladım. İnsanlar ideallerini terk ettiler, bayraklar bunu temsil ediyor aslında. Vazgeçtikleri ideallerini birer bayrak gibi yere atıp gittiler. Sonra belli bir süreçten geçildi ve o bayraklar başka birileri tarafından tekrar yerden kaldırıldı. Benim resmim de bu süreçte bazı aşamalardan geçti. ‘Ve Bayraklarıyla Geldiler’ resmi benim için Gezi süreciyle oldu. Yani yaşanılan topluma bir karşı koyuş. Bu karşı koyuş benim resimdeki temel meselemdir, protest tavrımdır. Ben tıpkı oradaki insanlar gibi kaybolan değerlerimi toparlamaya çalıştım. Yani bu insanlar, kaybolan hakları için, özgürlükleri için direndiler. Farklı bir sistem anlayışının içersine zorunlu olarak sokulmaya çalışıldıkları için direndiler. Ben bu direnişin içinde karşı koyuşa katıldım." [17]

Galeri

Kaynakça

  1. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/26051/Kibela_Galeri_Ressam_Cihat_Aral_i_tanitiyor.html
  2. http://www.terakkisanat.com/web/zehra_cihataral.html
  3. http://www.issanat.com.tr/tr/etkinlik/sergi/20131221/cihat-aral/
  4. http://www.yenicikanlar.com.tr/cihat-aral-kibele-galerisinde-17230
  5. http://sanalmuze.tcmb.gov.tr/sanalmuze/tr/sanat-koleksiyonu/s/115/CIHAT+ARAL
  6. http://www.issanat.com.tr/tr/etkinlik/sergi/20131221/cihat-aral/
  7. http://birgunabone.net/research_index.php?category_code=1157903162&news_code=1158141141&year=2006&month=09&day=13
  8. http://birgunabone.net/research_index.php?category_code=1157903162&news_code=1158141141&year=2006&month=09&day=13
  9. http://birgunabone.net/research_index.php?category_code=1157903162&news_code=1158141141&year=2006&month=09&day=13
  10. http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/220-ressam-cihat-aral-ile-soylesi.html#
  11. http://www.kentseldonusumhaberleri.com/cihat-aral-resimlerim-kalelerim-h3975.htm
  12. http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/220-ressam-cihat-aral-ile-soylesi.html#
  13. http://www.haberler.com/cihat-aral-sergisi-sanatseverlerin-ilgisi-5568911-haberi/
  14. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/26051/Kibela_Galeri_Ressam_Cihat_Aral_i_tanitiyor.html?dezynhojsrzfkuoc?hyuoccvqgklnahvq
  15. http://www.evrensel.net/haber/76010/cihat-aral-sergisi-neden-gezilmeli.html#.VACgKvl_us0
  16. http://www.evrensel.net/haber/76010/cihat-aral-sergisi-neden-gezilmeli.html#.VACgKvl_us0
  17. http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/220-ressam-cihat-aral-ile-soylesi.html#

Dış bağlantılar